EVRENSEL YÜCE AŞK
Evrensel Yüce Aşk…
Bu sadece bir duygu değil, evrenin yaratım kodudur.
Bu aşk, yıldızların doğum anındaki ışığında, galaksilerin sonsuz döngüsünde, bir tohumun toprağa düştüğü anda vardır. Hiçbir bedene ait değildir ama her varlıkta yankı bulur. Çünkü bu aşk, ilahi kaynaktan akan saf varoluşun kendisidir.
Bu aşkı hatırlamak, uyanışın özüdür.
Uyanan bir ruh, önce bu sevginin ne olduğunu değil, ne olmadığını fark eder. Korkunun, ayrılığın, güvensizliğin yapay kalıpları bir bir çözülmeye başlar. Çünkü Evrensel Yüce Aşk, bu eski yazılımlarla uyumlu değildir. O, yargı bilmez, hesap tutmaz, üstünlük tanımaz. Koşulsuzdur. Ve her şeyin hizmette olduğunu gören o yumuşak farkındalıkla kendini gösterir.
Bu aşk aktif olduğunda, kişi artık yalnız değildir. O, ışığın bir taşıyıcısı hâline gelir. Sözleriyle, niyetiyle, yaptığı işle, varlığıyla çevresine ışık taşır. Sadece kendi iyiliğini değil, kollektifin şifasını da gözetir. Çünkü bilir ki, “ben” dediği şey aslında bütünün bir hücresidir. Bu yüzden uyanan kişi, artık sadece bir birey değil, bir kanal olur: İlahi Kaynak’ın temsilcisi.
Ve bu aşk, sadece “bir gün ulaşacağımız bir şey” değil; şu anda içimizde uyanmaya hazır olan hakikattir.
Bugün bu yazıyı okuyan sen…
Kalbinin içinde kıpırdayan o ışıltıyı hissediyorsan, bil ki bu tesadüf değil.
Sen de bu büyük uyanışın bir parçasısın.
Sen de hatırlamaya çağrılıyorsun.
Bugün niyet et.
Söyle:
“Ben Evrensel Yüce Aşk ile doluyum.”
“Ben güneşim, ben gerçeğim.”
“Hayatımı aşkla var etmeye niyet ediyorum.”
Çünkü geçeceğin o kapının ötesinde seni bekleyen, ne bir öğreti ne de bir ödül…
Kendi saf varlığın.